- Dolar: 44.6676 - Euro 52.6576
EUR Alış: 52.6576
EUR Satış: 52.8686

İYİ PARTİ İLÇE TEŞKİLATI TOPYEKÜN SAHADA…


  • Milas Havadis - Mart 28, 2022 -

İYİ Parti Milas İlçe Teşkilatı, Milas’a bağlı Çomakdağ (Kızılağaç) ve Ekiztaş mahallelerinde yöre halkı ile dertleşti. 2 yılı aşkın pandemi süreci ve ardından adeta vatandaşın üzerine kabus gibi çöken yüksek enflasyona bağlı geçim sıkıntısı ve asırlardır sahip oldukları; dededen toruna, onlardan da gelecek nesillere miras olarak kalacak zeytinlik arazilerin yeni maden yasasına kurban verilmek istenmesi gibi yerel ve genel gündeme dair ne varsa enine boyuna konuşulduğu ziyaretlerde mahalle sakinlerinin sanki sözbirliği etmiş gibi tarlaların, traktörlerin mazot deposunun ve en önemlisi de ceplerin boş olduğunu dile getirmesi, gerçekleşen sohbet toplantılarına damga vurdu.

Geçtiğimiz Şubat ayında Milas Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen istişare toplantısının ardından, ilçe yönetimi tarafından hazırlanan çalışma programı aksaklığa meydan verilmeden uygulanırken, İlçe Başkanı Kasım Özkan ve arkadaşları, Milas’a bağlı Çomakdağ (Kızılağaç) ve Ekiztaş Mahalle sakinleriyle yerel ve ülke geneline dair gündemi konuştu.

İlçe Başkanı Kasım Özkan, Kurucu İlçe Başkanı-Belediye Meclis Üyesi ve İl Teşkilat Başkanı Mehmet Çayırlı, Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Av. Gürsel İnce, İlçe Kadın Politikaları Başkanı Nazan Yakabaşı, İlçe Gençlik Politikaları Başkanı Nebil Uçarsu, ilçe yönetim, kadın ve gençlik kolları yönetim kurulu üyelerinin katıldığı kalabalık bir partili grupla bölge halkının içinde bulunduğu sorunları, tarımı, hayvancılığı, yeni maden yasası ile sahip oldukları ata-dede yadigarı zeytinliklerin akıbetini aktaran mahalle sakinleri, bir başka gelir kaynakları arıcılığın da can çekiştiğini söyledi.

TARLA BOŞ, TRAKTÖRÜN DEPOSU BOŞ, CEBİMİZ BOŞ!

2020 yılında başlayan pandemi süreciyle aslında sıkıntıların da başladığını belirten mahalle sakinleri; “Aslında tarlayı, çifti-çubuğu unuttuk! Önce sağlık dedik, elimizden geldiği kadar kendimi, ailemizi, çevremizdeki sevdiklerimizi korumaya çalıştık. Tam anlamıyla başardık diyemeyiz. Çünkü bu illet hastalık birçok sevdiğimizi biden kopardı. Aşı bulundu, bir anlamda kurtulduğumuzu sandık ancak henüz tam anlamıyla ne biz ne de başka ülkeler hatta dünyanın en gelişmiş ülkeleri bile bu hastalığı yenemedi.

Geçen zamanla birlikte başka sıkıntılarımızın olduğunu hatırladık. Ekip-biçeceğimiz bir tarlamız olduğunu, bakmamız gereken zeytinliklerimiz, arı kovanlarımız ve hayvanlarımız olduğunu, onlar olmadan hastalığı yensek bile yaşantımızın kolay olmayacağını gördük. Bu defa da karşımıza döviz kurundaki hareketlilik ve buna bağlı olarak yükselen enflasyon ve elbette hayat pahalılığı…

Mazot, gübre, ilaç, tohum gibi tarımsal girdiler kısa sürede %200-300 arttı. Buna rağmen tarlanın boş kalmasına gönlümüz razı olmadı. Ürünün hasadını yaptık ama kimi zaman maliyetine, kimi zamanda zararına elimizden çıkardık. Belki seneye düzelir dedik ama gelen sene, bir öncekini aratır oldu.

İçinde bulunduğumuz Mart ayı, çiftçinin tarlasına koştuğu, yetiştireceği ürünü toprakla buluşturacağı bir aydır ancak kimsenin tarlaya gidecek hali de yok, niyeti de… Mazota günübirlik gelen zam, traktörleri evin önüne mahkum ederken, tohuma, gübreye, ilaca gelen zamlar da tarlaları boş bıraktı. Tarla boş, traktörün deposu boş da cebimiz dolu mu? Cebimiz de boş!

Birkaç yıl önce bu köydeki her evde en az 5-6 büyükbaş hayvan olurdu. Şimdi bu sayının olduğu ev sayısı çok az. Çünkü hayvanlara verecek samanın ve yemi alacak para yok. Anlayacağınız hayvancılık da son 2-3 yılda bitme noktasına geldi. Keza bu bölgenin en önemli gelir kaynağı arıcılıkta da durum farklı değil. Kovanları her yıl belli bölgelere götürür, zamanı geldiğinde geri dönerdik. Şimdi bu akaryakıt fiyatlarıyla bu kovanları nasıl götüreceğiz?

Malum, bu bölge zengin feldispat maden yatağına sahip. Etrafımıza bakın, maden şirketlerinin girmediği dağ kalmadı. Her taraf delik-deşik… Henüz tam anlamıyla bize ulaşmadı ancak 5-10 yıla kalmaz buralara da geleceklerdir. Fıstık çamları, arı kovanları ve zeytinlikler bizim savunma hattımızdı ancak yürürlüğe giren son maden yönetmeliği ile bu savunma hattımız da elimizden gitti. Yani son kalemizi de kaybetmek üzereyiz. Umarız bu değişiklikten bir an önce vaz geçilir de dedelerimizden bize, bizden de torunlarımıza kalacak olan bu zeytinlikler, daha uzun yıllar insanların geçim kapısı olmaya devam eder” diyerek, birkaç yıldır yaşadıkları sıkıntıları örnekleriyle anlattılar.

Vatandaşları büyük bir dikkatle dinleyen İYİ Partili yöneticiler, ‘elimizdeki, avucumuzdakileri kaybedebiliriz ancak umudumuzu kaybettiğimizde işte o zaman geride hiçbir şeyimiz kalmaz’ diyerek insanın en güçlü silahının umut olduğunu belirttiler.

“SANDIKLA GELDİLER, AYNI YOLLA GERİ GİDECEKLER”

İYİ Parti Milas İlçe Başkanı Kasım Özkan; “Türkiye çok güçlü ve zengin bir ülkedir. Ülkemiz gibi 83 milyon vatandaşımız da güçlü, zorlukların üstesinden gelecek kabiliyete sahiptir. Umutsuzluk bize yakışmaz. Bir olursak, birlik olursak yenemeyeceğimiz hiçbir zorluk yoktur. 1915’i unutmayın… Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısı, genciyle Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Önderliğinde topyekûn verdiğimiz Kurtuluş Savaşı’nı unutmayın. Yine başaracağız. Yeter ki bu millet inancını yitirmesin. Çare her daim vardır. 83 milyona düşen, o çareyi bulmaktır. 100 yıldır bu topraklarda yaşayanlar demokrasiye olan inancını hiç yitirmemiştir. Şimdi de yitirmeyeceğiz. 20 yıl önce bu milletin sandıkta verdiği yetki ile işbaşına gelenler, yine bu milletin yapılacak ilk seçimde vereceği oylarla sandıkla geri gideceklerdir. İstedikleri kadar baskı kursunlar, korku imparatorluğu yaratsınlar nafile! Geldikleri yolla yani sandıkla geri gidecekler ve bu milletin yakasından düşecekler” dedi.

“BİZCE ARTIK BU İKTİDARIN MİADI DOLMUŞTUR”

İlçe Başkanı Özkan’ın ardından söz alan Kurucu İlçe Başkanı-Belediye Meclis Üyesi ve İl Teşkilat Başkanı Mehmet Çayırlı da yerel seçimlerde işbaşına gelen Millet İttifakının, daha da genişlediğini belirterek; “Nasıl ki büyükşehirlerin büyük bir çoğunluğunu, büyükşehir olmayan il ve ilçe de Millet İttifakının adayları seçimleri kazanmış, 3 yıldır da icraatlarıyla milletin gönlünü kazanmışsa, önümüzdeki genel seçimlerde de benzer bir sonuç tezahür edecektir.

Vatandaşına tepeden bakan değil, yandaşları üç-beş yerden ballı maaş alırken, vatandaşının açlıkla, yoksullukla, sefaletle boğuştuğunu görmeyenler, bedelini ilçe başkanımızın da söylediği gibi sandıkta ödeyecekler. Kendi becerisizliklerini ‘dış güçler’ diye başkalarına yükleyerek sorumluluktan kaçamazlar. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk dönemi olmak üzere 146’dan sonra her siyasi görüşten kadroların 80 yılda bu ülkeye kazandırdığını 20 yılda satıp-savan bir anlayışın artık millete söyleyecek bir sözü kalmadı.

20 yıl önce eleştirdikleri ne varsa bugün ülkemiz aynısını yaşıyor. Kuyruklar dediler, millet; zam öncesi akaryakıt kuyruğu, ucuz ekmek kuyruğu, ucuz et kuyruğu ve daha birçok temel ihtiyacın kuyruğuna giriyor. Yolsuzluk, yoksullukla mücadele edeceklerini söyleyerek geldiler, bugün yolsuzluğun kitabını yazar hale geldiler. Yoksullukla mücadele edeceğiz dediler milleti açlığa-sefalete mahkûm ettiler. IMF’ye borcumuz yok diye övünüyorlardı bugün, borç para istemedikleri bir tek Arap ülkesi kalmadı. Bu ülkenin Merkez Bankası’nı boşaltmakla kalmadılar, ülkenin yedek akçesini bile sıfırladılar. Bunları kim yaptı? Dış güçler mi? Sormazlar mı, ‘dış güçler bunları yaparken siz neredeydiniz? Sizin öngörünüz yok mu?’ Neden önlem almadınız?

Bizce artık bu iktidarın miadı dolmuştur. Bu millet her dönem kendi içinden yürekli, bilgili, becerikli bir lider çıkarmasını bilmiştir. Yine yapacaktır. Az kaldı. 15 ay sonra bize bugünleri yaşatanlardan sandıkta hesap sorulacaktır” diyerek önümüzdeki günlerde partinin çözüm önerilerini kamuoyu ile paylaşmaya başlayacaklarını söyledi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir