Yükleniyor...
Milas Belediyesi ve ilçemizdeki sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen 8’inci Milas Zeytin Hasat Şenliği, coşkulu ve bir o kadar da renkli etkinliklerin gerçekleştiği bir organizasyon olarak hafızalardaki yerini alırken, Atapark’ta kurulan stantlarda hemen herkesin dikkatini çeken bir zeytinyağı markası vardı… İşte bu haber o markanın sloganından yola çıkılarak yakalanan gerçek bir başarı öyküsü…
Türkiye’nin ilk ve tek AB Coğrafi işaretli zeytinyağına sahip Milas, bu sene 12-13 Kasım tarihleri arasında 8’incisini düzenlediği Zeytin Hasat Şenliği ile zeytin ve zeytinyağının başkenti olma özelliğini deyim yerindeyse perçinledi. Bundan önce düzenlenen 7 şenlik programıyla ortak etkinliklerin yer aldığı şenlik programının özellikle ikinci günü ilklerin de yaşandığı, Milli sporcular, alanlarında uzaman konuklar Milaslılara farklı bir hafta sonu yaşattılar.
MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer, ilçe genelinde 75 zeytinyağı fabrikasının olduğuna dikkat çekerek, 90 adet markanın yurtiçi ve yurt dışına Milas’tan kaliteli zeytinyağının gönderildiğini söyledi. Marka sayısının daha da artacağını belirten Başkan Özer, bu süreçte; erken hasat, soğuk sıkım ve uygun koşullarda şişeleme ve saklamanın, son olarak da Milas zeytinyağının tüm dünyada tanınması için markalaşmaya önem verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Tanıtım konusunda eksiklerimizin olduğunu, bu eksikliğin giderilmesi için de tüm sektör temsilcileriyle birlikte hareket edilmesinin önemine değindi.
MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer’in söz ettiği 90 markadan biri ve hiç kuşkusuz Atapark’ta kurulan stantların içerisinde en fazla dikkat çeken bir markanın kısa zamanda elde ettiği bir başarı öyküsü bu haber…
19 Yaşında Amerika Birleşik Devletleri’ne giden ve orada yaşamaya başlayan, aynı zamanda diş hekimi olan Emine Çatalbaş, yolunun, 2020 yılında tesadüfen Milas’a düştüğünü, ilk kez tattığı Memecik cinsi zeytin ve bu zeytinden elde edilen zeytinyağından ve Milas’ın doğal güzelliklerinden etkilendiğini belirterek Milas’a yerleşmeye ve zeytinyağı üretimi ile ilgilenmeye karar verdiğini, EMİNEM’S hikayesinin de böyle başladığını belirtiyor.
Firma sahibi Çatalbaş; “Bölgenin coğrafi yapısı ile ilgili bir araştırmanın ardından; Hacıahmetler, Kafaca, Selimiye ve Karakuyu mahallelerinde toplam 500 dönüm zeytinlik almakla işe başladık. Aynı zamanda Ziraat Mühendisi olan Zeytinyağı tadım uzmanı Yunan asıllı Anita Zachou ile en verimli zeytini nasıl alır, nasıl işler ve nasıl satışa sunarız ın planlamasını yaptık. Yaklaşık 2 yıl önce başlayan bu yolculukta ağaçların bakım ve tımarını sürekli yaparak doğal ve kaliteli zeytin elde etmeye başladık. Sonraki adımda bu zeytinleri işleyecek fabrikayı kurduk, sıkma makinesi olarak da Türkiye’de ilk kez bizde bulunan bir makineyi İtalya’dan satın aldık. Günlük 10 ton sıkma kapasiteli bu makine ile sıkma işlemlerine başladık. Elbette bir yandan da Milas Ticaret ve Sanayi Odası’nın destekleri markalaşma çalışmalarına başladık ve EMİNEM’S adlı markayı aldık. Farklı şişe tasarımıyla ürünümüzü satışa hazır hale getirdik. ORODİ Milâs’ı ABD ve Avrupa ülkelerine, EMİNEMS’ Extra Virgin Olive Oil’i ise yurtiçi ve Arap ülkelerine gönderiyoruz” diyerek 2 yıllık yolculuğu anlattı.
HEDEFİMİZ, MİLAS’I VE MİLAS’IN BİR DEĞERİ OLAN ZEYTİNYAĞINI DÜNYAYA TANITMAK”
EMİNEM’S markasını kısa zamanda yurt içinde ve yurt dışında tanıtarak, ilçemizin ve en önemli değerlerinden olan zeytini ve zeytinyağını tanıtmak. Diğer yandan bölge insanına, kaliteli zeytin nasıl yetiştirilir ve elde edilecek yağın hangi koşullarda üretilmesi ve hijyen koşulları göz önünde bulundurularak şişelenmesi ve satışa hazır hale getirilmesi konusunda da öncülük yapmak istiyoruz. Hali hazırda şimdilik kendi zeytinlerimizi sıkıyoruz ancak ilerleyen zamanlarda başka üreticilerin de zeytinlerini fabrikamızda işleyeceğiz” dedi.
“ERKEN HASAT, SOĞUK SIKIM VE HİJYEN KOŞULLARI…”
Memecik cinsi zeytinin kendine has bir aroması ve polifenol değeri açısından özellikle sağlık açısından son derece önemli olduğunu belirten Emine Çatalbaş; “Bin bir emekle yetiştirilen zeytinleri tarlada bekletmek, sonrasında çuvallarla fabrikaya taşımak her açıdan kaliteden uzaklaşma anlamına geliyor. Uluslararası rekabet koşullarına uymak, Avrupalı rakiplerimizle bu alanda yarışmak istiyorsak, hem ürünümüzü elde edeceğimiz ağaçlarımıza gereken bakım ve tımarı yapmak, ürünü erken hasat ederek plastik kasalarda fabrikaya taşımak ve bekletmeden soğuk sıkım yöntemiyle zeytinyağımızı cam şişeler aracılığıyla satışa sunmamız, bu sektördeki herkes için olmazsa olmazımız olmalı” dedi.
