- Dolar: 46.0535 - Euro 53.3046
EUR Alış: 53.3046
EUR Satış: 53.5182

MUĞLA’DA KILIÇDAROĞLU FIRTINASI ESTİ…


  • Milas Havadis - Mayıs 6, 2023 -

14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri için geri sayım başlamışken, Muğla’ya bir ziyaret gerçekleştiren Millet İttifakının Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de Tek adam Rejiminin son bulmasını isteyen binlerce Muğlalı tarafından hınca hınç doldurulan alanda büyük bir coşkuyla karşılandı.

GÜRÜN: “İKİNCİ YÜZYILA İKİNCİ KEMAL İLE GİRECEĞİZ”

Menteşe Atatürk Bulvarındaki Mitingde ilk konuşmayı yapmak için kürsüye gelen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün;

“Bu alanı daha önce doldurmak isteyenler oldu. Nedense dolmadı. Ama şimdi doldu. Öyle bir zamandayız ki artık hepimiz yeter diyoruz. Gerçekten biz bu yönetimi hak etmiyoruz. Hangi meslekte olursa olsun, her yaştan her kesim büyük bir azap çekiyor. Bundan kurtulmamız lazım. 6 lidere teşekkür ediyorum. Hepsi farklı görüşlere sahip olmasına rağmen, ülkenin geleceğini kurtarmak adına hepsi bir araya geldi. Bazı ilkelerinden vazgeçtiler ama tek ilkede birleştiler. Ülke için, Vatan için ve Cumhuriyetin geleceği için.  Çok haksızlık yapıldı, Muğla’ya da çok haksızlık yapıldı. Çünkü Muğla’nın merkezi hükümete verdiği verginin ancak %7’si Muğla’ya yatırım olarak döndü. Biz daha fazlasını hak ediyoruz. Onun için bu değişim olmalı.  En büyük sorunumuz ise güven duygusunun olmaması. Gaz çıktı mı bilmiyoruz. İnanmıyoruz. Birinci Mustafa Kemal Atatürk’le onun iradesiyle başladık. İkinci yüzyıla Atatürk’ün ilkeleriyle yetişmiş ikinci Kemal ile, Kemal Kılıçdaroğlu ile gireceğiz. Yolumuz açık olsun, Rehberimiz Mustafa Kemal Atatürk olsun” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Osman Güründen sonra Mikrofona davet edilen seçilmiş son başbakan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ’da “Bu ülkeyi yolsuzluklarla, yasaklarla yoksullukla boğan bir iktidardan ülkeyi yeni bir bahara taşıyacağız. 13’üncü cumhurbaşkanımız ile beraberiz. İnşallah 10 gün sonra seçeceğiz.   Anadolu’yu adım adım dolaşıyoruz. Değişimin ayak izleri görünüyor. Yeni bir Türkiye ve yeni bir bahara doğru yürüdüğümüzü herkes görüyor. Biz zaten görüyoruz.  Emin olun iktidarlarını kendi cepleri, kendi yakınları için düşünenler de görüyorlar. Onun için paniğe kapıldılar. Ortaya koyacakları misyon söyleyecekleri söz kalmayınca bizi tehdit ediyorlar. Biz tehditlere boyun eğmeyiz. Parlamenter sistemden ucube tek adam sistemine kadar, Adalet Bakanı, Ulaştırma Bakanı ve İçişleri Bakanı istifa ederdi.  Bırakın istifayı, tarafsız olmayı en militanları Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı.

Ne diyor Adalet Bakanı? Neymiş, biz teröristlerle iş birliği yapıyormuşuz. İnsan utanır yahu.

İşte Meydan okuyorum Türkiye Cumhuriyeti tarihinde teröristlerle en çetin mücadeleyi vermiş bir Başbakan olarak eğer herhangi birimizin, 13 Cumhurbaşkanımızın, böyle bir irtibatını tespit ederlerse İşte Meydan burası.

Onlarınki spekülasyon ama bir gerçek var 2019’da seçimleri kazanmak için bunlar kırmızı bültenle aranan Osman Öcalan’ı TRT ekranlarına çıkarmadılar mı? Bu somut değil mi? Bunu siz gördünüz Millet de gördü. Unutturduk zannediyorlar.

15 Mayıs günü hukuk gerçek tarafsızlığına kavuştuğunda, bunlara soracak, diyecek ki; “bu Osman Öcalan’ı kim çıkardı bu ekranlara” Terörle iş birliği yapanlar, Osman Öcalan’ı ekranlara çıkaranlardır, biz değil.

Cumhurbaşkanı diyor ki; “onlar kandilden talimat alır, Biz Allah’tan” Bir Müslüman Kandil ile Allah’ı aynı cümlede kullanır mı? Yazık değil mi? Bir arada demişti ki; “onların doları var bizim Allah’ımız” Haşa, tenzih ederiz, Dinimizi tenzih ederiz, bir şeyi milletimiz biliyor.

Kandilden değil de İmralı’dan mektubu kim getirdi? Siz isterseniz İmralı’ya Gidebilir misiniz? Erdoğan’ın izni olmadan İmralı’ya kimse gidemez. İmralı’dan Medet umanlar bize laf söyleyemezler. Bu toprakların 1 metrekaresini bile teröristlere terk etmeyiz. O Mücadeleyi verdik, yine veririz. Ama onlar her türlü iş birliğini yaparlar. Yalnız Kürt Alevi Sünni hiçbir vatandaşımızın da hor görülmesine İzin vermeyiz. Şimdi hiçbir seçimi kazanamayan eski bir başbakan çıkmış diyor ki; “14 Mayıs günü yabancı güçlere işgalcilere Türkiye’yi teslim etmeyeceğiz”. Ya arkadaş insanda bir vicdan olur. Yabancı bankalarda hesabı olanlar, Türkiye’ye ve bize ders veremezler. Benim yurt dışındaki bankalarda 1 Cent bile bir hesabım yok, Sayın Kılıçdaroğlu’nun yok, diğer liderlerin yok. Hiç kimsenin tereddüttü olmasın bundan sonra hiçbir Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı yabancı bir ülkenin başkanından a**** olma diye mektup almayacak. Bize İstiklal dersi vermesinler, biz bu makamlardayken hiçbir yabancı güç Türkiye’ye Musallat olamaz. Yabancı güçlerin bankalarında hesabı olanlara da biz hesap soracağız. Şimdi İçişleri Bakanı’na da söyleyecek birkaç sözümüz var. Diyor ki beyefendi; “Eğer 14 Mayıs günü bu iktidar giderse bu siyasi darbe olur”. Seçimlerin sebebi iktidarın gitmesi veya gelmesi değil midir? Bir tek otoriter rejimlerde iktidar el değiştirmez. Kendisi darbe değil de bir Osmanlı şamarı yiyeceklerini çok iyi biliyorlar da şimdiden darbe diye suçlamaya kalkıyorlar. Bu bir suçtur, darbe çığırtkanlığıdır seçimlere siyasi darbe diyen birisi Demokrat olamaz. Bu ülkenin diktatörlüğe gitmesinin önünü açıyor demektir. Aslında AK Parti ve MHP seçmenini kışkırtmaya çalışıyor. AK Parti ve MHP seçmenine sesleniyorum. Eğer birisi gelir de size derse ki, Din ve vicdan özgürlüğünü kaybedeceksiniz. Onlara karşı şunu diyeceksiniz. Millet ittifakının iktidarında hiçbir milli ve manevi değer, hiçbir din ve vicdan özgürlüğü kaybolmayacak, ama milli ve Manevi değerlerin istismar edilmesine de asla izin vermeyeceğiz. Gelip diyecekler ki onlar gelirse savunma sanayi duracak. İHA duracak, SİHA duracak. Bu projelerin altına imza atmış destek vermiş birisi olarak söylüyorum, tek bir proje bile geride kalmayacak, akamete uğramayacak. Rekabetçi olacağız kimse Cumhurbaşkanının yakını olduğu için özel muamele görmeyecek. Damatlar dönemi bitti. Ne benim ne Sayın Kılıçdaroğlu’nun tek bir çocuğunu kimse görmedi, kimse görmeyecek. Onlar kendi işlerini yapacak. Biz kendi işimizi yapacağız Yine diyecekler ki size gelip, “Bunlar sosyal yardımları kesecekler” Asla, aksine istihdamı arttırarak emeğin hakkını vererek, ekonomik durumu düzelterek, sosyal yardıma ihtiyaç duyulmayacak yeni bir hakça düzen kuracağız. Ama sosyal yardıma birisinin ihtiyacı varsa Onun da Gereğini yapacağız. Sayın Erdoğan beni bir şekilde dolandırıcılıkla itham etmiştin. Ben de Meydan okumuştum. Yine meydan okuyorum. Mal varlıklarımızın hepsi araştırılmalıdır. Son 20 yıl içinde ve daha önce Bakanlık, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapmış olan herkesin mal varlığı araştırılsın. Eğer hesap verilemeyen bir mal varlığı varsa alınsın, hazineye devredilsin. Bunlar da fakir fukaraya, şehit yakınlarına ve engellilere ayrılacak inşallah. Kimse siyasi ahlaka aykırı olarak makam ve mevkisini kullanmayacak. Muğlalılar sizlere son olarak şunları söylüyorum. Muğla’da kıyı alanları ile ilgili bütünleşik kıyı alanları planları çıktı. Bütünleşik Deniz kıyı alanları Yönetim planı Tarih 18 Eylül 2019. Bu planlı kıyı alanları peşkeş çekilmeye çalışıldı, bu planla Muğla’nın ve Türkiye’nin güzellikleri Talan edilmeye kalkışıldı, itirazlar yapıldı, Muğlalılar itiraz etti, sivil toplum kuruluşları itiraz etti. Bir müddet askıya aldılar. Sonra ne oldu? 26 Mart 2023’te, yani bundan 2 hafta önce Cumhurbaşkanı oluru ile bu plan onaylandı ve 19 Nisan’da Muğla’da Askıya çıktı ve bu planda, Kırmızı demek kıyılarda asla İnşaat yapılamayacak alan demek. Turuncu izne Tabii yer demek. Sarı ise imara açık demek. Bunları tanımladılar. Şimdi bu haritaların Hepsi benim elimde. Geçmişte bu yolsuzluklara karşı, imar yasası için mücadele etmiş ve başbakanlığı bu sebeple terk etmiş birisi olarak bunları takip ediyorum. İçişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Bu plan üzerinden neler yapılıyor biliyor musunuz?        1- Hiçbir zaman imara açılmaması gereken yerler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yetkisine bırakılarak imara açılıyor.

2- Geçmişte usulsüz ruhsat verilmiş yerler meşrulaştırılıyor.

3- tahsis edilen yerlerle ilgili yetki de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na veriliyor.

Gider ayak Kıyılarımızı Talan etmeye çalışıyorlar. 14 Mayıs’ta vereceğin oyla, Muğla kıyılarının, Ege kıyılarının, 85 milyona ait olan bu kıyı alanlarının Talan edilmesine set çekecek, engel olacaksınız inşallah.

MUÇEV diye Muğla çevre Vakfı diye, Güya bir Vakıf ama ne vakfı, şirket, şirket. Bütün bu alanları kapatıyor, onlar üzerinden iktidara yakın olan şirketler ve iktidara yakın olan kuruluşlara burayı imara açıyor. Hangi alanları kapsıyor? İşte söylüyorum. Bodrum, Datça, Dalaman, Menteşe, Marmaris Köyceğiz, Fethiye, Seydikemer, Ula, hepsi.  Bütün bu alanlarda yetki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na terk ediliyor. Muçev ve buraları Talan edecek olanlarla oturacaklar ve yeni rant alanları oluşturacaklar. Siz buna “Dur” demek için 14 Mayıs’ta oyunuzu kullanacaksınız ve bu muçev ile arkasında rant çetelerinin olduğu vurguna son vereceksiniz. Mafya yapılarının yer aldığı Yalıkavak marinasına benzeri olaylara son vermek için millet ittifakına mührü basacaksınız, kıyılarımız işgal altına girmeyecek. Rant çetelerine son vereceksiniz. İmar baronlarına, faiz baronlarına, uyuşturucu baronlarına son vereceğiz” diyerek, sözlerini tamamladı.

“TÜRKİYE’NİN DEĞİŞİME İHTİYACI VAR…

Menteşe Atatürk Bulvarı’nda toplanan binlerce kişiye hitap eden Kılıçdaroğlu, “Sandıklara giderken; geçen dönem AK Parti’ye veya MHP’ye oy veren bir arkadaşımızı da ikna edip götürecek miyiz? Bu en zoru biliyorum, ama önemli olan zoru başarmaktır. Çünkü Türkiye’nin değişime ihtiyacı var; Türkiye’nin huzura ihtiyacı var. Türkiye’nin kucaklaşmaya ihtiyacı var. Türkiye’nin ayrışmaya değil beraber olmaya ihtiyacı var. Kadınıyla, erkeğiyle, yaşlısıyla, genciyle, engellisiyle; hep beraber bu güzel ülkede huzur içinde yaşamak istiyoruz. Benim 85 milyona söz var: 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım. Hiçbir ayrım yapmayacağım. Herkesi kucaklayacağım. Bunlar gibi olmayacağız. Toplumu ayrıştırmayacağız. Toplumu kutuplaştırmayacağız. Ahlakı egemen kılacağız, devlette adaleti egemen kılacağız. Kadın erkek eşitliğini sağlayacağız. Kadına yönelik şiddeti en sert şekilde, koşullar ne olursa olsun engelleyeceğiz.

“BÜTÜN KADINLARIN SOSYAL GÜVENCESİ, DEVLET OLACAK…

Şunu da bilmenizi isterim: İlk sözüm kadınlardan olsun. Hayat pahalılığını en acı ve derinden yaşayan kadındır. Pazara gittiği zaman, pazardaki yangını görür ve yangını mutfağına taşır. Dolayısıyla kadın evladını okula götürürken beslenme çantasına ne koyacağım diye düşünür. Çünkü, beslenme çantasına diğer arkadaşlarının da rahatlıkla tükettikleri ürünü bir şekliyle veremez. İnanın ben somun ekmeğinin arasına salça sürüp, beslenme çantasının içine koyduğunu da biliyorum.

Dolayısıyla kadın ne kadar güçlüyse toplum da o kadar güçlüdür. Kadın ne kadar eğitimliyse, toplum da o kadar eğitimlidir. O nedenle kadına gerekli önemi vereceğiz. Şimdi yapmamız gereken şu: Eğer değişim istiyorsak sandığa gideceğiz. Hiçbir evde, hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi inşa etmek istiyoruz. Eğer bir çocuk açsa, unutmayın; 85 milyon açız demektir. Bir çocuk kışın karanlıkta veya soğukta kalıyorsa unutmayın hepimiz karanlıkta ve soğukta kalıyoruz demektir. O nedenle biz, Aile Destekleri Sigortasını getireceğiz. Bütün kadınların sosyal güvencesi, devlet olacak. Bütün kadın tıpkı memur, işçi, emekli gibi düzenli olarak bankadan aylığını alacak ve çoluğunun çocuğunun rızkını sağlayacak. Hiçbir yoksul aile ben yoksulum diye bana yardım edin diye bir cümle kullanmayacak. Çünkü, onun yardımını sosyal devlet zaten sağlayacak. Şunu unutmayın: Sosyal devlet, güvenceniz olacak.

Tarlada, bağda, bahçede çalışan kadınlar ve gençler… Onların da bütün sosyal güvenlik primlerini devlet ödeyecek ve zamanı geldiğinde de kadınların tamamı emeklilik haklarının tamamına kavuşmuş olacak. Böylece kırsal boşalmayacak. Köyler boşalmamış olacak.

“CUMHURİYETİN 100. YILINDA 100 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPACAĞIZ…

İşsizlik var biliyorum. Öğretmeneler atama bekliyorlar. Bütün köy okullarını açacağız. Cumhuriyetin 100. yılında 100 bin öğretmen ataması yapacağız. Böylece kırsalda; ‘çocuğumu okula götüreceğim’ diye kentin merkezine gelmeyecek, öğretmen orada olacak. Beslenme çantası derdi olmayacak.

Gençler… Hazır mısınız? Gençler… Benim umudum da sizsiniz. 5 milyon 300 bin genç ilk kez sandıkta oy kullanacak, demokrasiyi bu ülkeye getirecek. O yüzden oyunuzun, Millet İttifakı’na oyunuzun ne kadar değerli olduğunu asla ve asla unutmayın. Demokrasiyi sizler getireceksiniz, bu ülkeye. Milli Kurtuluş Savaşı sonrası verdiğimiz demokrasi mücadelesini inşallah sizler mayıs ayında pekiştireceksiniz. Sizlere güveniyorum.

“KÖYDEKİ DE KENTTEKİ DE MUTLU OLACAK…

Kırsalda sadece öğretmen mi olacak? Hayır. Öğretmen olacak, veteriner olacak, ziraat teknisyeni olacak. Köyler gerçek anlamda üretim merkezi olacak. Hiçbir üreticiyi toprağa küstürmeyeceğiz. Hiçbir üretici zarar etmeyecek. Buğday, et, canlı hayvan, mısır dışarıdan geliyor. Sudan’da arazi kiraladılar. Orada ekecekler Türkiye’ye getireceklermiş. Yahu Türkiye cennet gibi bir ülke. Çalışkan insanlarımız var. Her şeyimiz var ama çiftçiyi toprağa küstürdükleri için ekip biçemiyorlar. Zarar ediyorlar. Zarar ettirmeyeceğiz. Buna emin olun. Yine baharlar gelecek. Köydeki de kentteki de mutlu olacak.

“2 YIL İÇİNDE BÜTÜN SURİYELİ KARDEŞLERİMİZİ UĞURLAYACAĞIZ…

Biliyorsunuz 3 milyon 600 bin göçmenimiz, sığınmacımız var. Sizler yetki verdiğiniz zaman en geç 2 yıl içinde bütün Suriyeli kardeşlerimizi Suriye’ye göndereceğiz. Yani uğurlayacağız Suriye’ye. Şundan emin olun: Kaç yıldır ev sahipliği yapıyoruz eyvallah, ama artık yeter. Kendi ülkelerinde daha mutlu olurlar. Irkçılık yapmadan, onların köylerini, okullarını, evlerini Avrupa Birliği fonlarıyla yapacağız, bizim müteahhitlerimiz yapacak ve götüreceğiz, yerleştireceğiz oraya. Dolayısıyla bizim gençlerimiz iş güç sahibi olacak. Bundan da emin olmanızı isterim.

“22 YILDA YURT DIŞINA GÖTÜRDÜKLERİ PARA 418 MİLYAR DOLAR…

22 yıldır yiye yiye doyamadılar. Beş yerden maaş, altı yerden maaş alanlar var. Bütün hepsini uzmanlara çıkarttım. 22 yılda yurt dışına götürdükleri para 418 milyar dolar. Son kuruşuna kadar getireceğim ve bu millete vereceğim. Sanıyorlar ki, Bay Kemal bunu seyredecek. Yemezler. Sizin o paraları dışarıda hangi bankaya yatırdığınızı biliyorum. Ben değil bütün dünya biliyor ama o istenmiyor, biz isteyeceğiz. Hiçbir uluslararası mahkeme, bir devletin soyulmasına evet dememiştir. Bütün kararlara baktık, bütün kararları inceledik.

“KUL HAKKI YEMEM VE KUL HAKKI YEDİRMEM…

Var ya Amerika… Amerika’da en pahalı yer Manhattan Adası. 35 katlı gökdelen yapmışlar. Muhammed Ali Clay’in çiftliğini satın almışlar. Londra’da Chelsea’de villaları var. Bunları benim bilmediğimi sanıyorlar. Ya attığınız her adımı biliyorum. O binaları da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin mülkiyeti olarak Türkiye’ye kazandıracağım. Sen malı götüreceksin, Bay Kemal seyredecek. Açık ve net söylüyorum, kul hakkı yemem ve kul hakkı yedirmem. Ben bunu söylüyorum, kul hakkı yemem ve kul hakkı yedirmem. Ama onlar böyle bir cümle kullanamıyorlar.

“MUTFAKLARDA YANGINLAR OLURKEN SARAYLARDA MI OTURULUR…?

Benim saraylarda oturma gibi bir merakım yok. Ne sarayı Allah aşkına ya. Ben sizler gibi mütevazi yaşıyorum. Bir evim var, mutfağımı da hepimiz biliyorsunuz zaten. Ne kadar görkemli bir mutfağımın olduğunu. Bizim mutlu bir evimiz var. Huzur içinde yaşıyoruz. Ne sarayı Allah aşkına ya. Millet açlıktan kıvrılırken, mutfaklarda yangınlar olurken saraylarda mı oturulur Allah aşkına. Sizler nasıl yaşıyorsanız inanın Bay Kemal de öyle yaşayacak. Mütevazi yaşayacak. Siyasetçi topluma örnek olmak zorundadır.

Allah nasip eder sizlerin oylarıyla Cumhurbaşkanı seçildiğimde saraya değil, Gazi Mustafa Kemal’in Çankaya’sına gideceğim. Beraber gideceğiz. O Çankaya, halkın, sizlerin Çankaya’sıdır orası. Efendim diyor ki ‘ampul ışık vermiyor, söndürelim.’ Gayet güzel. Söndürmenin yolu sandığa gideceğiz. Oyumuzu kullanacağız, ampulü söndüreceğiz beraber.

Kendi tarihimize uygun olarak, bu ülkenin şanını, şerefini koruyarak… Cumhurbaşkanı koltuğunda oturduğunuzda bu ülkenin itibarını korumak zorundasınız. Bakınız, beka sorunu diyorlar, zaman zaman dillendiriyorlar ve bunun üzerinden CHP’yi suçluyorlar. Beka nedir biliyor musunuz? Asıl beka sorunu? Eğer devleti yöneten bir numara, mal varlığı nedeniyle tehdit ediliyorsa ve Trump, ‘Bak beni kızdırma, senin mal varlığını açıklarım, dünyaya söylerim’ diye söylediğinde tek bir cümle kullanılmıyor ise o irade teslim alınmış demektir. Ben eğer öyle bir pozisyonda olsaydım ve bana deselerdi ki ‘Bak Bay Kemal, beni kızdırma, senin mal varlığını açıklarız, inceleriz.’ Şunu söylerdim, ‘Benim mal varlığımı incelemezseniz, açıklamazsanız namertsiniz’ derdim. Bunu söylerdim. Ne mal varlığı ya, alın teriyle kazandık, mesele bitti. Ama malı götürürsen ve o parayı da dışarıya götürürsen dışarıdakiler seni teslim alırlar.

“KUZEY IRAK’TA ASKERİN KAFASINA ÇUVAL GEÇİRİLİRKEN NİYE SESİN ÇIKMADI?

Terör dolayısıyla da bizi suçluyorlar. Ne zaman bir şey olsa, sıkışsalar doğru Kılıçdaroğlu. Her şeyde Kılıçdaroğlu. Ya arkadaş, terör örgütünün saldırdığı kişi benim ve bir askerimiz şehit oldu. Sen oğlunu, çocuklarını paralı askerliğe gönderirken garibanın oğlu gibi oğlunu askere gönderen de benim. Vatanseverlikse sen benim yanımda vatanseverlik edebiyatı yapamazsınız. Hele hele milliyetçilikse benim yanımda milliyetçilik hiç yapamazsın. Kuzey Irak’ta askerin kafasına çuval geçirilirken niye sesin çıkmadı? Niye konuşmadın? Yuh çekmeye gerek yok, sandığa gideceğiz, oy kullanacağız. Sandık sandık.

“MİLLİYETÇİ OLAN KENDİ ÜLKESİNDE HİÇBİR ÇOCUĞUN YATAĞA AÇ GİRMEDİĞİ BİR TÜRKİYE’Yİ İNŞA EDER…

Suriye’de 34 askerimiz şehit edildi. Nerede nefes aldılar? Putin’in sarayında, kapısında. Putin ne yaptı? Kronometreyi çalıştırdı. Koridorda oturttu. Sonra içeriye gel dedi, aldı koltuğa oturtturdu. Ne konuştular bilmiyorum. Ya arkadaş, şehit olan bizim askerimiz. Özür dilenecekse bizden özür dilemeleri lazım. Sen oraya niye gittin, o kapıda niye bekledin? O kapıda niye bekledin? Niye seni beklettiler? Bunun hesabı verildi mi, verilmedi. İşte Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarı böyle yerlerde sürünür. Türk lirası şu anda değerini kaybetmiş durumda. Gelecek endişesi taşıyan herkes ya avro ya dolar veya altın tutmaya çalışıyor. O nedenle bize milliyetçilik dersi vermesinler. Milliyetçi olan kendi ülkesi için çalışır. Milliyetçi olan kendi ülkesinde hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi inşa eder. Milliyetçi olan Süleyman Şah Türbesi’ni kaçırmaz. Milliyetçi olan bayrağına saygılı olur.

Bizim iki kırmızı çizgimiz var: Vatanımız ve bayrağımız. Bu kadar. Nokta. Bunu yaptığınız, söylediğiniz andan itibaren her şey bitmiştir. Dolayısıyla bizler çalışırken, üretirken ne kadar güçlü olursak dünyaya karşı da o kadar güçlü oluruz. Göreceksiniz, beş yıl içinde Akdeniz Havzası’nın en güçlü devleti olacağız. Beş yıl içinde İstanbul’un nüfusu 2 buçuk milyon azalacak. Beş yıl içinde Samandağ’dan başlayıp Mersin’e kadar olan havza Akdeniz’in en büyük üretim merkezi haline dönüşecek. Beş yıl içerisinde göreceksiniz Kayseri’yi, Çankırı’yı, Yozgat’ı demir ağlarla İskenderun, Mersin limanlarına bağlayacağız. Oradaki fabrikalar demiryoluyla malı taşıdıkları zaman ihracat için lojistik masrafların tümünü devlet olarak biz ödeyeceğiz.

Boşalan Anadolu’nun içinde, fabrikalar olacak. İnsanlar çalışacak, üretecek. En önemlisi katma değeri yüksek ürünler üreteceğiz. Bütün üniversiteler bilgi üretecek. Herkesin düşüncesine saygı duyacağız, aykırı düşüncelerin tamamına saygı duyacağız. Düşünmek, sorgulamak kadar önemli bir şey yoktur. Eğitimin özü nedir biliyor musunuz? Çocuğun merak duygusunu ne kadar büyütürseniz eğitim o kadar başarılı olur. Çocuğun merak duygusu büyüyecek. Eğitim de büyüyecek. Bizim öğretmenlerimiz bunu yapacaklar. Ve bizim üniversitelerimiz bilgi üretecek. Biz bunların tamamını yapacağız. Hiçbir endişe duymayın.

“SİYASETTE KALICI OLMAK GİBİ BİR DÜŞÜNCEM YOK”

Benim böyle ünlü olmak gibi bir düşüncem yok. Siyasette kalıcı olmak gibi bir düşüncem de yok. Bu ülkeyi ayağa kaldıracağız, bu ülke büyüyecek, huzur içinde olacak, bu ülkede göreceksiniz kardeşlik, barış, huzur her şey gelecek, devletin bozulan kolonlarını yeniden inşa edeceğiz ve ben de torunlarımla beraber gideceğim, bir yerde hayatımı onlarla sürdüreceğim. En büyük arzum bu. Herkes için de böyle olmasını isterim.

“DEMİYORLAR YA BU POLİS DE İNSAN KARDEŞİM…

Bizim böyle bir ortamda güzel bir miting yapmamızı sağlayan polis arkadaşlarımız… Onlara da minnet duyuyoruz. Bizler akşam evimizde huzur içinde yatarken onlar sabaha kadar çalışıyorlar. Ben polislerin ne kadar zor koşullarda görev yaptıklarını biliyorum… Polis arkadaşlar belli yerlerde, belli kişiler geçtikleri zaman her 100 metreye bir polis koyuyorlar. Demiyorlar ya bu polis de insan kardeşim. Bunun da yemeğe, tuvalete ihtiyacı var. Bunun da çaya ihtiyacı var. Onu robot gibi görüyorlar. Biz öyle görmeyeceğiz. Devletine hizmet eden insan olarak göreceğiz. Çünkü, sokakta polisle karşılaştığımızda devletimizle karşılaşmış oluyoruz. O nedenle onların da sorunlarını biliyorum.

“DEVLET, SAYGIN BİR DEVLET OLACAK VE HALKINA HİZMET EDECEK…

Öğretmenlerin de sorunlarını biliyorum. Sözleşmeli öğretmen, ücretli öğretmen, kadrolu öğretmen… Böyle bir garabet olur mu? Birisi 50, birisi 100, birisi 2000 alıyor. Ya devlet böyle çalışır mı? Öğretmen öğretmendir. Taşeron işçileri de biliyorum. Onların da sorununu çözeceğiz. Devlet, saygın bir devlet olacak ve halkına hizmet edecek.

Benim cumhurbaşkanlığıma engel olmak isteyen iki grup var. Bunlardan biri beşli çeteler. Beşli çetelerin yapmadıkları rezalet kalmadı. Geleceğim, geleceğim. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını burnunuzdan fitil fitil getireceğim. Kimsenin endişesi olmasın. İkincisi uyuşturucu baronları. Dünyanın parasını kazanıyorlar. Onlara vatandaşlık veriyorlar. Sonra milyar dolarlar kazanıyorsun ve Türkiye’de bu kara para aklanıyor. Uyuşturucu çetelerinin ne iş yaptığını en iyi bizim polislerimiz bilir. Siyasi otorite polisin elini kolunu bağladığı için bunlarla yeteri kadar mücadele edemiyor. Allah nasip eder cumhurbaşkanı olduğumda şunu söyleyeceğim: Uyuşturucu çetelerinin kökünü kazıyacaksınız. Kim size müdahale ederse bana söyleyeceksiniz. Sorun var ama çözüm de var.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir





İlginizi Çekebilir