Yükleniyor...
Birincisi, 2014 yılında başlayan Milas Zeytin Hasat Şenliği’nin bu sene 8’incisi düzenlendi. Milas Belediyesi öncülüğünde, ilçemizdeki sivil toplum kuruluşları, odalar, Milas Mahalle Muhtarları Derneği, Milas Muharip Gaziler Derneği ve Sınır Tanımayan Şefler Derneği gibi kurumların katkılarıyla gerçekleşen şenlik, kortej yürüyüşü ile başladı ve Atapark’ta devam etti. Şenlik kapsamında iki gün boyunca çeşitli etkinlikler gerçekleşirken, birinci gün akşamı Zeynep Casalini, ikinci gün akşam saat: 20.00’de ise Ferhat Göçer verecekleri konserler ile Milaslılarla buluşacak.
Cumartesi günü sabah saat: 10.00’da Kapalı Pazaryeri’nden başlayan ve kentin bazı caddelerinden geçilerek Atapark’ta sona eren Şenlik Korteji, geçtiği güzergahlarda Milaslılardan büyük ilgi gördü. Develerin üzerinde yörük kıyafeti ve ellerindeki Türk Bayrağıyla büyük dikkat çeken korteji görüntülemek isteyen Milaslılar, yürüyüş boyunca cep telefonlarıyla fotoğraf ve video çektiler.
Kortej yürüyüşünün sonlandığı Atapark’taki program, saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunmasıyla başladı. CHP Muğla Milletvekilleri Suat Özcan ve Süleyman Girgin, CHP Muğla İl Başkanı Âdem Zeybekoğlu, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş, Eski Dönem Milletvekilleri; Akın Üstündağ, Hasan Kökten, ilçemizdeki siyasi parti yöneticileri, sivil toplum kuruluşları, Oda ve dernek yöneticileri, muhtarlar, üreticiler ve kalabalık bir vatandaş topluluğunun katıldığı programda, şenlik komitesi sahneye davet edildi.
“ZEYTİNYAĞININ BAŞKENTİ MİLAS”
Şenliğin açılış konuşmasını yapan MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer; “Sözlerime, zeytin ve zeytinyağının başkenti Milas diyerek başlamak istiyorum. Bundan üç yıl önce MİTSO yönetim kurulu üyelerimiz ve MİTSO Meclisimizle bir yola çıktık. Milas’ın markalarını tescil ettirmek amacıyla bir çalışmanın içine girdik ve nitekim 3 yıllık bir uğraşın sonunda; zeytinimizin, zeytinyağımızın ve Milas halısının patentini aldık. Ancak bizim hedefimiz büyüktü.
Coğrafi işaretini aldığımız zeytinyağımız, Milas ekonomisine ciddi bir katkı sağladı. Bu sene iki üreticimiz ABD’ye ihracat yaptı. Başka bir üreticimiz Berlin’de, İsviçre’deki 450 markette Milas zeytinyağını satıyor. Katar’a, Endonezya ve Singapur’a çok ciddi ihracatlarımız gerçekleşti. Bu sene ürünümüz de bol olduğu için çok büyük taleplerimiz var. İstenen; erken hasat, soğuk sıkım ve polifenolü yüksek yağ istiyorlar. Biz de üreticilerimize bu konularda sürekli uyarılarda bulunuyoruz. Fabrikalarımızda ise bu ürünlerin bekletilmeden sıkılması gerekiyor. Sıkılan yağların krom tanklarda saklanması da son derece önemlidir.
Bununla birlikte Milas’ın yağlı zeytini var. Brüksel’de yaklaşık 2,5 yıl önce müracaatını yaptık. Yine Türkiye’de ilk ve tek yağlı zeytinin coğrafi işaretini alacağız. Şimdi ise ekibimizle birlikte çekişke zeytinimizi Avrupa Birliği’ne taşıyoruz. 75 adet modern zeytinyağı fabrikamızın yanı sıra 90 adet markamız var. Biz bu sayıları arttırmak istiyoruz. Amaç Milas’ı bir marka yapmak… Şunu da açık yüreklilikle söylemem gerekir ki Milas, hak ettiği yerde değil. Bu nedenle beraber hareket etme zorunluluğumuz var” diyerek, şenlikte emeği geçenlere ve tüm katılımcılara teşekkür etti.
“ZEYTİN VE ZEYTİNYAĞIMIZ TÜM DÜNYADA TANINIYOR”
MİTSO Yönetim Kurulu Başkanı Reşit Özer’in ardından konuşmasını yapmak üzere kürsüye bu kez Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı geldi. Başkan Atıcı; “Bugün 8’incisine başladığımız şenliğimizde, ilkini yaptığımız 2014’teki kadar coşkuluyuz. Yakılan o ateşle 7 yıl bu şenliği birlikte gerçekleştirdik. Önemli olan bir etkinliği başlatmak değil, onu başarıyla sürdürmektir. Bu anlamda ortak akıl ve kollektif çalışmayla bu günlere geldik, daha ilerisi de inşallah olacaktır.
Ben burada, 14 bin çiftçi adına konuşuyorum. Biz işin üretici ayağındayız. Az önce Reşit Başkanımız anlattı. Birlikte çalışma ile artık zeytinimizi ve zeytinyağımızı tüm dünyada tanınır bir hale getirdik. Bu noktada en büyük teşekkür, o zeytinlik arazilerde, dağlık alanda, zor şartlarda zeytin tanelerini tek tek toplayan çiftçilerimizedir. İlçemize bağlı toplam 60 mahallenin(köyün) ana geçim kaynağı olan zeytincilerimize teşekkür ediyoruz.
Buradan bir noktayı da belirtmeden geçemeyeceğim. Hem yerel yönetime hem de genel iktidarımızın temsilcilerine sesleniyorum. Bu çiftçilerimizin dağlık bölgelerdeki arazilerine ulaşmalarını, kolaylıkla ürününü toplayıp kısa zamanda fabrikaya getirmeleri için yolların açılması gerekiyor. Hala daha eşekle, katırla toplanan zeytinler fabrikalara taşınıyor. Bu sorunu bir an önce çözmemiz gerekiyor.
Bir başka noktada girdi maliyetlerinin yüksekliğidir. Bugün tarımsal girdilerde %145 bir enflasyon var. Bu enflasyonla çiftçimizin ayakta durması mümkün değildir. Bu nedenle tarımsal desteklerin de bir an önce arttırılması gerekiyor.
Artık coğrafi işareti alan zeytinimiz ve zeytinyağımızı gerektiği gibi üretmek ve satabilmek için çiftçiye gerekli prim desteğinin verilmesi, 4 yıldır verilen 80 kuruşluk desteğin arttırılması gerekiyor” dedi.
“BİZ BU ORGANİZASYONLARI KESİNLİKLE BİREYSEL İKBAL HEDEFLERİNE VE ŞOV HEVESLERİNE KURBAN ETMEYECEĞİZ”
Milas Ziraat Odası Başkanı İsmail Atıcı’dan sonra tertip komitesi başkanı ve aynı zamanda Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat kürsüye gelerek, şenliğin öyküsünü anlattı.
Başkan Tokat: “Aslında arkadaşlarım bana çok güzel bir konuşma metni hazırlamışlar. Antik çağlardan tutun, bütün filozofların, bütün şairlerin zeytin ve zeytincilikle ilgili yazıp söyledikleri her şeyi not etmişler ancak ben bu kadar güzel tabloyu görünce doğaçlama konuşmak istiyorum.
Işıklar ülkesi, uygarlıkların ve zeytinin başkenti, Kuva-ı Milliye ruhunun, zeybek kültürünü özümseyip içselleştirmiş, Atatürk ve Cumhuriyet aşığı, hürriyet aşığı, samimi iyi yürekli çalışkan, çağdaş insanların diyarı güzel Milas’a hepiniz hoş geldiniz.
Aslında hikâye bundan 12-13 yıl önce başladı. Seçilmiş bir Belediye Başkanı olarak Ankara’da, Odalar Borsalar Birliği’nin genel kurulunda Milas Belediyesi olarak açmış olduğumuz Standa, bir Odalar-Borsalar Birliği delegesi olan bir büyüğümüz ile aramızda geçen bir konuşma benim ufkumu değiştirdi. Kendisi, zeytinimizi ve zeytinyağımızı çok beğendiğini ve nasıl temin edilebileceğini, bunu da nasıl sürekli elde edebileceğini sordu. O konuşma içerisinde de bazı eleştiriler olduğu ve söz arasında şöyle bir şey söyledi dedi ki: ‘Akademisyenim, delegeyim ama ben Milas’ta zeytin olduğunu bilmiyordum. Dedim ki hocam çok üzüldüm. Yani Milas’ta zeytin olduğunu bilmemek, Rize’de çay olduğunu bilmemek gibi bir şey ama hata sizde değil, biz de… Demek ki gerektiği gibi tanıtım yapamamışız.
O dönemlerde bütün arkadaşlarım hatırlarlar. Biraz antik çağlardan beri zeytinin başkenti olmasına rağmen dökme zeytinyağı, sabunluk zeytinyağı ile burun kıvrılan, değer verilmeyen bir zeytin ve zeytinyağı ile karşı karşıya idik. Yanlış hatırlamıyorsa 6 veya 7 aile markamız vardı ve yerelde de hiçbir etkinliğimiz yoktu. Hatta o dönemlerde ülke çapında zeytinyağına karşı olumsuz bir kampanyayı da hepiniz hatırlarsanız. Yemek programlarında aşçılar, şefler yemek yaparlar. Soğanı doğrarlar, baharatları atarlar ve bir de derler ki, ‘bir de sıvı yağımızı ekleyelim.’ Biz ona zeytinyağı dedirtemedik o dönemlerde… İşte o dönemlerde Milas’a döndük ve şu gördüğünüz, arkamda duran ortak akıl ile bir yola çıktık. Dönemin Kaymakamı Sayın Fuat Güler’in öncülüğünde Milas’ta zeytin hasat şenliği başlatıldı. Onun da ötesinde bu ortak aklın eseri olarak Tarım Fuarı ve birçok şey başarıldı.
Dökme zeytinyağından, sabunluk zeytinyağından Türkiye’nin bir numarasına, Avrupa Birliği coğrafi işaretini almış ilk ve tek zeytinyağına geldik. Bunu çok kısa zamanda başardık. Hep beraber başardık. Bu işareti almak bizi şu anda Türkiye’de ve dünyada çok önemli bir noktaya getirdi ama görevimiz bitmedi. Aslında görevimiz daha şimdi yeni başlıyor. Uzmanlara ve akademisyenlere yaptırdığımız bir incelemede Avrupa Birliği coğrafi işareti almış bir zeytinyağının dış satım kapasitesinin en az 40 milyon dolar olması lazım. Biz Milas olarak henüz 6 milyon dolardayız. Yani gidecek çok daha yolumuz ve yapacak işimiz var.
Bu nedenle bu şenliklerin çok önemi var. Biz iki gün bir şenlik yapacağız. Ancak biz buraya oynamaya, zıplamaya gelmedik. Çok değişik organizasyonlarla şenliğimiz renklendireceğiz. Çok değişik noktalardan gelmiş uzmanlarımız, gazetecilerimiz, sanatçılarımız, misafirlerimizle çok geniş kitlelere ulaştıracağız. Evet program ne kadar renkli olursa şenlik o kadar canlı geçer. Bu nedenle tek amacımız Milas’ı, Milas’ın Memecik zeytini ve Milas zeytinyağını şu andaki noktasından çok daha yükseklere taşımak. Ülkede ve uluslararası arenada çok daha başarılı hale getirmek için çalışma yapmaktır.
Bir çift mavi gözün ışığında ülkemizin ilk ve tek, ebedi başkomutanının ve Sarı Zeybek’in manevi huzurunda söz veriyoruz ki 100’üncü yılına yakışan, Milas’ı ve Milas’ın zeytinciliğini şaha kaldıran daha büyük organizasyonlarla sizin karşınızda olacağız. Yeter ki bu birliktelik ve ortak akıl desteklensin ve devam etsin.
Bugün maalesef bu ortak aklın içerisinde ilçemizdeki resmî kurumların hiç birisi yok. Maalesef valilik kararıyla bütün resmî kurumlar 8’inci Zeytin Hasat Şenliği’nden desteğini çektiler. Bütün çaldığımız kapılar kapandı. Bütün isteklerimiz reddedildi. Yaptığımız şenlikler işe yaramıyor olsaydı, boşuna burada debeleniyor olsaydık anlardım. Bugün, Türkiye’nin ilk ve tek coğrafi işaretini almış zeytin ve zeytinyağının coşku ve gurunun yaşamak varken bu küskünlük, bu çekilmişlik niye? Bizi yalnız bırakmak niye? Bu ortak aklın iradesini takdir etmek varken biz bugün neden burada yalnız bırakıldık. Bu konuda çok üzgünüz ama bir tek avuntumuz Milas halkı bugün bu sorunun cevabını verdi.
Bu organizasyonlar bireysel veya kurumsal olarak birbirimiz tatmin etme, egolarımızı tatmin etme, reklam ve şov alanı değil! Burası Milas’ı, zeytinciliğimizi geliştirmek… Bunun için fedakârca çalışmak gerek. Biz bu organizasyonları kesinlikle bireysel ikbal hedeflerine ve şov heveslerine kurban etmeyeceğiz. Siz de bugün burada 8’inci Zeytin Hasat Şenliği’ne destek olarak bu iradenizi, bu desteğinizi gösterdiniz. Hepinize teşekkür ediyorum” dedi.
Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat’ın ardından bu kez kürsüye, CHP Muğla Milletvekili Suat Özcan geldi. Milletvekili Özcan; “Tüm kutsal kitaplarda yer alan zeytin asırlardır burada. Dün buradaydı, bugün bizimle, yarın da bizden sonrakilerle bir arada olacak. Kutsal meyvesiyle, gölgesinde bizi barındıran, nesilden nesile besleyen zeytin ağacı yaşadıkça, yaşatıyor. Kök saldığı her coğrafyada kendi kültürünü yaratıyor. İşte bizim için de Milas için de ayrı bir renk, ayrı bir zorunluluk.
Zeytinle bütünleşmiş, zeytinle özdeşleşmiş değerli Milaslılar. Mitolojik destanlardan gündelik hayata, güncel sanata, hayatın her alanında iz bırakmış ve bırakmaya devam ediyor zeytin. Güvercinin gagasından gelen müjde, barışın ve huzurun sembolüdür zeytin. Bilgeliği simgeleyen kutsal ağaçtır zeytin. Bu ağacı korumak için tarihte birçok kanun çıkarılmış. Ne yazık bugün bu kanunlar yok sayılarak, birçok zeytinlik alanlar betona kurban ediliyor. Tarıma, çiftçiye verilen destek sadece sembolik rakamlardan ibaret kaldı. Köylü, üretici artık tarlasına gidemez, ekip biçemez bir duruma geldi” diyerek, mevcut iktidarın tarım politikasını eleştirdi.
Milletvekili Özcan’ın konuşmasından sonra kürsüye diğer CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban geldi.
Milletvekili Alban; “Zeytine destek vermemek zeytin üreticisine destek vermemektir. Bu şehre destek vermemek, zeytini ve zeytinyağını yok etmek demektir. O zeytinliklere, Ziraat Odası başkanımızın dediği gibi yol açılmamışsa, ulaşılamıyorsa ve hala katır yüküyle zeytinler taşınıyorsa bu üreticiye, bu şehre ayıptır.
Geçen yıl da söyledim. Ancak bu yollar imar yolu olmamalıdır. Aslında bu şenlikleri yapmak yerel yönetimlerin, tertip komitelerinin değil. Tarım bakanlığının işidir. Yapmadıkları gibi yalnız bırakıldı. Üzülmeyin Sayın Başkan siz yalnız değilsiniz. Sizin arkanızda Milas halkı var. Unutmayın ki, Ziraat Odası Başkanının dediğin gibi 80 kuruş desteğe muhtaç bırakılmış üreticilerimiz nasıl kalkınacak? Hiç merak etmeyin. Güzel günler çok yakındır. 2023’te halkın iktidarında çiftçinin, üreticinin de yüzü gülecek” dedi.
“Çiftçiye, üreticiye destek vermeyen ve yalnız bırakan Muğla Valiliğinin tavrını da kınıyoruz”
Programda Milaslılara seslenen bir diğer CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin’de, bir çiftçi ile Atatürk arasında geçen bir anıyı anlattı. Vergisini ödeyemediği için iki öküzünden biri elinden alınan köylüye, cebinden çıkardığı bir miktar parayı vererek bir tane öküz almasını isteyen Büyük Önder, 1932’de İcra İflas Kanunu’na bir madde ekletir. 82. Madde orada… Arazisine, hayvanına, tarım aletine el konulması ortadan kaldırılmıştır. Plan ve bütçe komisyonunda konuşuldu. Tarım Bakanlığı’nda sorduk. 565 milyar lira faiz ödeyeceğiz. Doğrudan destekle 54 milyar lira yani çiftçiye ayrılan desteğin tam 10 katını faiz olarak emeklinin cebinden ödeyeceğiz. 1 kilo yem, 1 kilo süt yapmıyor. Topraktan uzaklaştırıyorsunuz. Trakya büyüklüğündeki alan ekilmez oldu. Sisteme kayıtlı olan üye sayısı son 10 yılda 600 bin eksildi.
Atatürk Cumhuriyetinin ilk kurulduğu dönemdeki gibi belediye başkanımız, Ziraat odamız, kurumlarımız, muhtarlarımız el ele vermiş. Emek sarf ediyorlar zeytinyağını tanıtalım, çiftçiye ve tarıma önem verelim diye. Ne yazık ki destek olacakları yerde yalnız bırakıldılar.
Başta Milas Belediye Başkanımız Muhammet Tokat ve komite üyelerini kutluyoruz. Çiftçiye, üreticiye destek vermeyen ve yalnız bırakan Muğla Valiliğinin tavrını da kınıyoruz” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından törene katılan protokol ve tertip komitesi tarafından şenliğin açılış kurdelesi kesildi.
Süleyman Kıymık ve arkadaşlarından oluşan Halk Oyunları gösterilerinin ardından Atapark’a kurulan stantlar gezildi. Protokol ve davetliler daha sonra Kırcağız Mahallesi’nde Mehmet Şerif’e ait zeytinlikte ilk hasat yapıldı. Yapılan hasadın ardından bu kez Aegean Zeytinyağı Fabrikası’na geçilerek, ilk sıkım gerçekleştirildi.
Öte yandan Atapark’ta gün boyu çeşitli etkinlikler gerçekleşti. Zeytinyağlı yemeklerin dünya mutfağındaki yeri ve önemi hakkında söyleşi, yöresel kaliteli zeytinyağı tadım yarışması, zeytin güzeli yarışması ve defile sergilendi.
8’inci Milas Zeytin Hasat Şenliği’nin ilk günü, saat: 20.00’de başlayacak Zeynep Casalini konseriyle noktalandı.
